10 Eylül 2026

İran Savaşı'nın Ardından Irak Kürtleri: Dış Politika Öncelikleri, Eksiklikler ve Fırsatlar

By Prof. Mohammed Ihsan

İran Savaşı'nın Ardından Irak Kürtleri: Dış Politika Öncelikleri, Eksiklikler ve Fırsatlar

İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve İran'ın dâhil olduğu son çatışma, Orta Doğu'nun stratejik düzenindeki devam eden dönüşümün bir sonraki aşamasına işaret etmektedir. Çatışma süresi itibarıyla sınırlı kalmış olsa da, etkileri doğrudan saldırı alışverişinin çok ötesine uzanmaktadır. Bu durum bölgesel belirsizliği artırmış, mevcut jeopolitik denge değişimlerini hızlandırmış ve çağdaş Orta Doğu'nun temel bir özelliğini pekiştirmiştir: İstikrarsızlık giderek daha fazla ulusötesi bir nitelik kazanmaktadır. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) açısından bu çatışma, uzaktan izlenecek dışsal bir olay olmamıştır. Aksine, dış politikasının ve siyasi hayatta kalma modelinin temelini oluşturan varsayımların doğrudan bir sınaması olmuştur.

Kürdistan Bölgesi, 1991 yılından bu yana ideolojik yönelimlerden ziyade zorunluluklar tarafından şekillendirilen pragmatik ve çok boyutlu bir dış politika izlemiştir. Rekabet hâlindeki bölgesel güçlerin kesişim noktasında konumlanan IKBY, komşu devletlerle dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışırken bir yandan da ABD ile stratejik bir ortaklık geliştirmiş ve Bağdat'taki federal hükümetle iş birliğini muhafaza etmiştir. Bu yaklaşım, Bölge'nin ard arda gelen krizleri atlatmasını, iç istikrarı korumasını ve Irak'ın en açık ve nispeten güvenli bölgelerinden biri olarak öne çıkmasını sağlamıştır.

IKBY'nin Orta Doğu'daki Çatışma Ortasındaki Konumu

Son tırmanış sırasında IKBY, büyük ölçüde bu kökleşmiş yaklaşımına bağlı kalmıştır. Çatışmanın taraflarından herhangi biriyle siyasi bir hizalanmadan kaçınmış, Washington ve Tahran ile iletişim kanallarını açık tutmuş, gerginliği tırmandırabilecek eylem veya söylemlerden uzak durmuştur. Bu tutum, birçok açıdan olgun ve sorumlu bir diplomatik duruşu yansıtmaktadır. Ancak yaşananlar, kritik bir zayıf noktayı da gözler önüne sermiştir. Tarafsızlık, siyasi olarak ihtiyatlı olmakla birlikte, bölgesel çatışmalardan bağışıklık sağlamamaktadır. Füze ve İHA faaliyetleri için Irak hava sahasının defalarca kullanılmasından ve Kürdistan Bölgesi'nin karşı karşıya kaldığı güvenlik risklerinden de anlaşılacağı üzere, bu durum yapısal bir gerçeği gözler önüne sermiştir: Coğrafya, siyasi duruşu ne olursa olsun IKBY'yi bölgesel rekabetlerin menzili içine yerleştirmektedir.

Bu deneyim, Bölge'nin dış politika varsayımlarının daha derinlemesine yeniden değerlendirilmesini gerektirmektedir. Temel meydan okuma artık yalnızca rekabetçi güçler arasındaki ilişkileri dengelemekle sınırlı değildir. Asıl temel sorun, değişkenliğin, parçalanmış otoritenin ve hızla değişen ittifakların tanımladığı bir bölgesel düzen içinde stratejik dayanıklılığın nasıl geliştirileceğidir. Orta Doğu'daki geleneksel güç dengesi artık ne istikrarlı ne de öngörülebilirdir. Bunun yerine, örtüşen çatışmalar, gayriresmî hizalanmalar ve devlet sınırlarını aşan yeni güvenlik dinamikleri tarafından şekillendirilen, giderek akışkan bir yapı arz etmektedir.

Kürdistan Bölgesi'nin son otuz yıldaki dış politika sicili, bu bağlamda önemli bir başarı olmaya devam etmektedir. Benzer kısıtlamalar altında faaliyet gösteren pek çok siyasi aktör, bu kadar geniş bir yelpazedeki aktörle yapıcı ilişkiler sürdürmeyi başaramamıştır. Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye, İran, Irak, Avrupa devletleri ve Körfez ülkeleriyle kurulan temaslar; IKBY'nin uluslararası destek almasını, yatırımları çekmesini ve bölgesel terörle mücadele çabalarına katkıda bulunmasını sağlamıştır. Bu çeşitlendirilmiş diplomasi, Bölge'nin siyasi ve ekonomik kalkınmasının merkezinde yer almıştır.

IKBY'de Stratejik Dayanıklılığa Geçiş

Yine de bu başarı, mevcut modelin yapısal sınırlamalarını gölgelememelidir. IKBY'nin yaklaşımı ekseriyetle kurumsallaşmış bir stratejiden ziyade esnekliğe ve gayriresmî diplomasiye büyük ölçüde dayanmıştır. Bu durum uyum yeteneği sağlasa da aynı zamanda kırılganlıklar yaratmıştır. Yalnızca ihtiyatlı bir denge politikasının Bölge'yi bölgesel çatışmalardan yalıtabileceği varsayımı artık sürdürülemez bir hâl almaktadır. Modern çatışmalar net sınırlarla çevrelenmemekte; devlet dışı aktörler, vekil ağları ve uzun menzilli askerî kabiliyetler tarafsızlığın koruyucu değerini ciddi ölçüde azaltmaktadır.

Bu nedenle Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, reaktif bir denge politikasından stratejik dayanıklılık modeline kademeli olarak geçiş yapmalıdır. Stratejik dayanıklılık, dengeli diplomasiyi terk etmek anlamına gelmemektedir. Aksine; Bölge'nin şokları göğüslemesini, değişen ortamlara uyum sağlamasını ve belirsizlik koşulları altında siyasi ile ekonomik istikrarını sürdürmesini sağlayan iç ve dış kapasitelerin güçlendirilmesini gerektirmektedir.

Bu dönüşümün merkezî bir bileşeni kurumsal gelişmedir. IKBY'nin dış politikası; uluslararası ilişkilerin kurulmasında tarihsel olarak kritik bir rol oynamış olan güçlü liderlikten ve kişisel diplomasiye dayalı yaklaşımdan büyük ölçüde fayda görmüştür. Bununla birlikte, günümüzün bölgesel ortamının karmaşıklığı, daha yapılandırılmış ve kurumsallaştırılmış bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Bu durum; hükümet kurumları içinde stratejik planlamanın geliştirilmesini, profesyonel diplomatik eğitime yatırım yapılmasını, kurumlar arası koordinasyonun iyileştirilmesini ve uzun vadeli jeopolitik riskleri değerlendirmek üzere analitik kapasitenin artırılmasını kapsamaktadır. Dış politika, öncelikle kişilere bağlı olmaktan çıkıp kurumsal bir temele dayanacak şekilde evrilmelidir.

Bağdat ile ilişkiler, bu stratejik ortamın temel bir unsuru olmaya devam etmektedir. Siyasi anlaşmazlıkların tekrarlanmasına rağmen, Kürdistan Bölgesi ve federal hükümet, Irak'ın istikrarının korunması ve dış müdahalenin önlenmesi konusunda temel çıkarları paylaşmaktadır. Erbil ile Bağdat arasında daha iş birliğine dayalı ve yapılandırılmış bir ilişki, Irak'ın genel diplomatik tutarlılığını artıracak ve dış aktörlerin iç bölünmelerden yararlanma alanlarını daraltacaktır. Enerji politikası, sınır güvenliği, altyapı geliştirme ve mali koordinasyon gibi alanlar, bu ortaklığı güçlendirmek için pratik yollar sunmaktadır. Mevcut bölgesel bağlamda iç uyum, yalnızca içsel bir zorunluluk değil, aynı zamanda bir dış politika varlığıdır.

Türkiye, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin dış ilişkilerinde merkezi bir rol oynamaya devam etmektedir. Son yirmi yılda bu ilişki, öncelikle güvenlik odaklı bir temastan geniş ekonomik ve siyasi bir ortaklığa dönüşmüştür. Ticaret, enerji iş birliği, ulaşım ağları ve yatırım akışları, Türkiye'yi IKBY'nin en önemli dış ortaklarından biri hâline getirmiştir. Türkiye ile Irak'taki Kürt siyasi kesimleri arasındaki diyalogda son dönemde yaşanan gelişmeler, iç parçalanmanın azaltılması ve bölgesel entegrasyonun güçlendirilmesi için ilave fırsatlar sunabilir. Etkin bir şekilde yönetildiği takdirde bu ilişki, hem ekonomik kalkınmaya hem de bölgesel bağlantısallığa katkı sağlayabilir.

İran, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin jeopolitik ortamındaki bir diğer vazgeçilmez aktör olmaya devam etmektedir. Coğrafi yakınlık, ekonomik bağlar ve derin toplumsal bağlantılar, daha geniş bölgesel gerginliklerden bağımsız olarak Tahran ile ilişkilerin Bölge dış politikasının merkezinde yer almasını sağlamaktadır. Aynı zamanda son çatışma, Kürdistan Bölgesi de dâhil olmak üzere Irak topraklarının vekil çatışmalarının sahnelerine dönüşmesini engelleyecek net iş birliği çerçevelerinin sürdürülmesinin önemini ortaya koymaktadır. Sürdürülebilir bir istikrar; sürekli diyalog, tırmanmanın karşılıklı olarak caydırılması ve IKBY'nin iç özerkliğine saygı duyulmasını gerektirmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri, IKBY'nin en önemli stratejik güvenlik ortağı olmaya devam etmektedir. Amerikan desteği, özellikle IŞİD'e karşı yürütülen mücadele sırasında Bölge'nin istikrarında kilit rol oynamıştır. Bununla birlikte, bu ilişkinin geleceği dar bir güvenlik odağının ötesine taşınmalıdır. Yönetişim reformu, ekonomik çeşitlendirme, yüksek öğrenim, teknolojik kalkınma ve çevre politikası gibi alanlarda iş birliğinin genişletilmesi, daha dengeli ve sürdürülebilir bir ortaklık yaratacaktır. Daha geniş bir ajanda, aynı zamanda güvenliğe dayalı dinamiklere aşırı bağımlılık riskini de azaltacaktır.

Körfez ülkeleri, IKBY'nin dış politikasında ilave ve giderek önem kazanan bir boyut teşkil etmektedir. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkeler; enerji, altyapı, lojistik, tarım ve finansal hizmetler alanında önemli yatırım fırsatları sunmaktadır. Bu ilişkilerin güçlendirilmesi, Bölge'nin ekonomik çeşitliliğini artıracak ve sınırlı sayıda ortağa olan yapısal bağımlılığı azaltacaktır. Küresel ekonomik belirsizlik çağında çeşitlendirilmiş ekonomik diplomasi, dayanıklılığın temel unsurlarından biridir.

Dış Politika Yapım Sürecinin Kurumsallaştırılması

Kamu diplomasisi, daha fazla stratejik dikkat gerektiren bir diğer alandır. Kürdistan Bölgesi; nispi iç istikrarı, büyüyen üniversite sektörü, aktif diasporası ve yerinden edilmiş nüfusa ev sahipliği yapma geçmişi de dâhil olmak üzere hatırı sayılır yumuşak güç unsurlarına sahiptir. Bu unsurlar, düşünce kuruluşları, akademik kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası medya ile yapılandırılmış etkileşimler aracılığıyla daha fazla değerlendirilebilecek olumlu bir uluslararası imaja katkıda bulunmaktadır. Çağdaş uluslararası ilişkilerde nüfuz, giderek yalnızca devletler arası ilişkilerle değil, aynı zamanda bilgi, kültür ve kamusal katılım ağlarıyla şekillenmektedir.

Çatışma sonrası bölgesel ortam, Orta Doğu'nun istikrarlı bloklardan ziyade akışkan hizalanmalar ve yinelenen belirsizliklerle karakterize olmaya devam edeceğini göstermektedir. Bölgesel aktörler arasındaki taktiksel iş birliği artabilirken, alttaki stratejik rekabetin sürmesi muhtemeldir. Kürdistan Bölgesi için bu durum, kalıcı ittifaklar veya geri döndürülemez bölgesel değişimler hakkındaki varsayımlardan kaçınmak anlamına gelmektedir.

Bunun yerine dış politika; uyarlanabilir, çeşitlendirilmiş ve geleceğe dönük kalmalıdır.

Bu analizden birkaç öncelik ortaya çıkmaktadır. İlk olarak, dış politika yapımı stratejik planlama ve profesyonel diplomatik kapasite aracılığıyla daha fazla kurumsallaştırılmalıdır. İkinci olarak IKBY, rakip bölgesel bloklarla hizalanmaktan kaçınarak tüm büyük aktörlerle dengeli ilişkiler izlemeye devam etmelidir. Üçüncü olarak, dış politikanın yatırım, ticaret ve kalkınma hedefleriyle ilişkilendirilmesi suretiyle ekonomik diplomasi dış temasların merkezî bir sütununa yükseltilmelidir. Dördüncü olarak, hem Irak'ın istikrarını hem de Kürdistan Bölgesi'nin anayasal konumunu güçlendirmenin bir yolu olarak Bağdat ile iş birliği güçlendirilmelidir. Son olarak, Bölge'nin yumuşak gücünü ve uluslararası katılımını artırmak amacıyla kamu diplomasisi genişletilmelidir.

Son yaşanan çatışma, Kürdistan Bölgesi'nin jeopolitik ortamını kökten değiştirmemiştir. Aksine, mevcut dış politika modelinin hem güçlü yönlerini hem de kısıtlamalarını yeniden teyit etmiştir. IKBY, karmaşık bir bölgesel düzen içinde yol almanın esansiyel bir aracı olarak pragmatik dengelemenin önemini kanıtlamıştır. Ancak uzun vadeli güvenliği garanti altına almak için tek başına dengeleme politikasının artık yeterli olmadığı da netleşmiştir.

Kürdistan Bölgesi'nin dış politikasındaki bir sonraki aşama bu nedenle esnekliği dayanıklılığa dönüştürmeye odaklanmalıdır. Bu durum; daha güçlü kurumlar, daha geniş ortaklıklar ve diplomasi ile kalkınmaya yönelik daha entegre bir yaklaşım tarzını gerektirmektedir. Belirsizlikle tanımlanan bir bölgesel ortamda en etkili strateji, herhangi bir tek güçle kalıcı bir hizalanma aramak değil, herkes için vazgeçilmez bir ortak hâline gelmektir. Kürdistan Bölgesi'nin uzun vadeli istikrarı, uyarlanabilir, güvenilir ve siyasi ile ekonomik ilişkilerden oluşan çeşitlendirilmiş bir ağa sıkı sıkıya bağlı kalma yeteneğine bağlı olacaktır. Giderek parçalanan bir Orta Doğu'da bu durum, onun en önemli stratejik avantajı olabilir.

 

Share
Stay informed

The weekly brief, in your inbox

One email a week — our latest research, data and commentary, straight from the institute. Read in five minutes.

No noise, no sharing of your address. Unsubscribe at any time.