Erbil Policy Institute Kurucu Başkanı’nın Mesajı
Bir bölgeyi anlamak, onun bugünkü siyasal gündemini takip etmekten daha fazlasını gerektirir. Savaşlar, seçimler, diplomatik krizler ve iktidar mücadeleleri tarihin görünür yüzünü oluşturur; fakat toplumların yönünü belirleyen süreçler çoğu zaman daha derinde ve daha uzun zaman dilimleri içerisinde şekillenir. Şehirler değişir, sınırlar yeniden çizilir, kurumlar kurulur ve ortadan kalkar; buna karşılık hafıza, toplumsal ilişkiler, ekonomik bağlar ve tarihsel tecrübeler farklı biçimler altında varlıklarını sürdürür.
Eric Hobsbawm'ın tarih yazımının bize hatırlattığı önemli meselelerden biri de budur: Bugün, geçmişten bağımsız bir an değildir. İçinde yaşadığımız siyasal ve toplumsal düzen, uzun tarihsel süreçlerin, kırılmaların ve sürekliliklerin ürünüdür. Bu nedenle bugünü anlamaya çalışan ciddi bir araştırma kurumu, yalnızca güncel gelişmelerin hızına yetişmekle yetinemez; zaman zaman geriye bakmalı, arşive dönmeli ve bugünün sorularını tarihsel derinlik içerisinde yeniden sormalıdır.
Erbil Policy Institute (EPI) bu düşünceden hareketle kurulmuştur.
EPI'nin çıkış noktası, Irak'ı, IKBY'yi, Türkiye-Irak ilişkilerini ve bunların içinde bulunduğu daha geniş bölgesel çevreyi tek bir disiplinin veya tek bir açıklama biçiminin sınırları içerisinde anlamanın mümkün olmadığı düşüncesidir. Uluslararası ilişkiler bize devletleri, kurumları, güç ilişkilerini ve bölgesel düzenleri anlamak için güçlü bir analitik çerçeve sunar. Ancak devletler boşlukta hareket etmez. Siyasetin arkasında toplumlar; toplumların arkasında tarih, hafıza, ekonomi, kültür, kimlik ve coğrafya vardır.
Bu nedenle EPI için saha, tarih ve analiz birbirinden ayrı alanlar değildir.
Sahadan kopuk analiz eksik; tarihsel bağlamdan yoksun değerlendirme ise geçicidir.
Erbil'den bölgeye bakmak
Kurumumuzun adında Erbil kelimesinin bulunması bilinçli bir tercihtir.
Erbil, bizim için yalnızca bir şehir adı değildir. Binlerce yıllık yerleşim sürekliliği, farklı toplulukların bir arada bıraktığı tarihsel miras ve Mezopotamya ile Anadolu arasındaki coğrafi konumuyla, bölgenin geçmişini ve dönüşümünü birlikte okuyabileceğimiz güçlü bir gözlem noktasıdır.
Fakat EPI'nin araştırma ufku Erbil'in sınırlarıyla sınırlı değildir.
Bağdat'tan Ankara'ya, Musul'dan Süleymaniye'ye; bölgesel ilişkilerle Tahran'dan Şam'a uzanan daha geniş bir coğrafyayı anlamaya çalışıyoruz. Çünkü modern Ortadoğu'nun meseleleri idari sınırlar içerisinde başlamadığı gibi çoğu zaman bu sınırlar içerisinde de sona ermez.
Tam da bu nedenle EPI, Ankara merkezli bir kurum olarak Erbil'i adında taşıyor. Bunu iki şehir arasında sembolik bir bağ kurmanın ötesinde, Türkiye ile başta IKBY olmak üzere Irak arasındaki siyasi, tarihsel, toplumsal, ekonomik ve entelektüel ilişkinin araştırılması gereken müstakil bir alan olduğu düşüncesinin ifadesi olarak görüyoruz.
Güncel olanın ötesinde
Çağımız, araştırma kurumlarını giderek daha hızlı konuşmaya zorluyor.
Bir gelişme yaşanıyor; birkaç saat içerisinde değerlendirmeler, yorumlar ve tahminler birbirini takip ediyor. Fakat hız, her zaman kavrayış anlamına gelmiyor.
EPI'nin amacı gündemin gerisinde kalmak olmadığı gibi, gündemin hızına teslim olmak da değildir.
Bizim için esas mesele, bir gelişmenin ne olduğundan önce neden mümkün hâle geldiğini anlayabilmektir.
Bu nedenle bir gün diplomatik bir belgeyi, başka bir gün bir şehrin kültürel mirasını; bir başka çalışmada gençlerin gelecek beklentilerini, göçü veya eğitim sistemini; başka bir araştırmada ise Türkiye ile Irak arasındaki siyasi, ekonomik ve toplumsal ilişkilerin uzun dönemli dönüşümünü ele alabiliriz.
Bir Osmanlı arşiv belgesiyle günümüz toplum araştırmasının aynı kurumun yayın programında bulunmasını bir çelişki değil, bölge çalışmalarının doğasının gereği olarak görüyoruz.
Çünkü bazen yüz yıl önce yazılmış tek bir belge, bugüne ilişkin onlarca yorumdan daha fazla soru sordurabilir.
Araştırmanın mesafesi
EPI herhangi bir siyasi aktörün, hükümetin, partinin veya toplumsal grubun düşüncelerini üretmek üzere kurulmuş bir kurum değildir.
Bağımsızlık bizim için yalnızca kurumsal bir tanım değil, araştırmanın ön şartıdır.
Bu bağımsızlık, EPI'nin görüş sahibi olmayacağı anlamına gelmez. Aksine bilimsel araştırma; soru sormayı, karşılaştırmayı, gerektiğinde yerleşik kabulleri sorgulamayı ve ulaşılan sonuçları açık biçimde ortaya koymayı gerektirir.
Ancak araştırma ile tarafgirlik arasında temel bir fark olduğuna inanıyoruz.
Bu nedenle EPI'nin yayınlarında farklı akademik gelenekler, farklı disiplinler ve birbirleriyle uyuşmayan görüşler yer bulacaktır. Kurumun görevi bu farklılıkları ortadan kaldırmak değil; kanıta, yönteme ve entelektüel dürüstlüğe dayanan bir tartışma zemini oluşturmaktır.
Geçmişi saklamak değil, yeniden okumak
EPI'nin özel önem verdiği alanlardan biri tarih ve arşiv çalışmaları olacaktır.
Arşivi geçmişin saklandığı bir depo olarak değil, bugünün sorularının yeniden sorulabildiği bir araştırma alanı olarak görüyoruz.
Bu nedenle Tarihten Bir Yaprak gibi çalışmalarımızda Osmanlı arşivlerinden İngiliz belgelerine, Milletler Cemiyeti kayıtlarından kişisel mektuplara kadar farklı birincil kaynakları okuyucuyla buluşturacağız.
Belgenin ne düşünmemiz gerektiğini söylemesini istemiyoruz.
Belgeyi mümkün olduğunca kendi tarihsel bağlamı içerisinde sunarak okuyucunun onunla doğrudan karşılaşmasını istiyoruz.
Aynı yaklaşım toplum ve kültür çalışmalarımız için de geçerlidir. Bölgenin hikâyesi yalnızca devletlerin ve siyasi liderlerin hikâyesi değildir. Kürtlerin, Türkmenlerin, Arapların, Süryanilerin, Ezidilerin ve bölgenin diğer topluluklarının; şehirlerin, ailelerin, öğrencilerin, tüccarların ve göç eden insanların tecrübeleri de bu tarihin parçalarıdır.
Bir bölgeyi anlamak istiyorsak yalnızca kim tarafından yönetildiğine değil, insanların orada nasıl yaşadığına da bakmak zorundayız.
Başlangıç
EPI bugün cevaplardan oluşan hazır bir külliyatla değil, sorularla yola çıkıyor.
Bir araştırma kurumunun değeri, her konuda konuşabilmesinde değil; hangi soruların gerçekten sorulmaya değer olduğunu ayırt edebilmesinde ve bu soruların peşinden sabırla gidebilmesinde yatar.
Bizim için EPI'nin başarısı, kaç yayın yaptığıyla veya gündemde ne kadar görünür olduğuyla ölçülmeyecek. Asıl ölçü, yıllar sonra araştırmacıların, öğrencilerin, karar vericilerin ve bölgeyi anlamaya çalışan insanların EPI'nin çalışmalarına dönüp “Burada güvenebileceğim bir araştırma var” diyebilmesidir.
Bu nedenle başlangıç noktamız oldukça basit:
Sahaya bakmak.
Geçmişi okumak.
Toplumu anlamak.
Ve bütün bunların ardından, acele etmeden analiz etmek.
Erbil Policy Institute'u bu anlayış üzerine inşa ediyoruz.


